Artan Unutkanlık “Yaşlılık”tan Kaynaklanmıyor Olabilir

Her Unutkanlık Alzheimer Değildir
Yaş ilerledikçe zaman zaman bir ismi hatırlayamamak veya bir randevuyu unutmak doğal kabul edilebilir. Ancak unutkanlığın giderek artması ve günlük yaşamı etkilemeye başlaması, altında yatan nedenlerin araştırılmasını gerektirir. Sağlık uzmanları, her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediğini, ancak artan ve günlük yaşamı etkileyen unutkanlıkların "yaşlılıktandır" denilerek göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Demans, beyin hücrelerinin zarar görmesi sonucunda düşünme, hatırlama, dikkat ve konuşma gibi zihinsel işlevlerin günlük yaşamı etkileyecek düzeyde kaybını ifade eden bir sendromdur. Tek bir hastalık olmayan demansın farklı nedenleri bulunmakta, en sık görülen nedeni Alzheimer hastalığıdır. Her Alzheimer hastasında demans görülürken, her demans hastasının Alzheimer hastası olduğu söylenemez.
Uyarı İşaretlerini Tanımak Önemli
Önemsenmesi gereken belirtiler arasında aynı hikayeyi kısa aralıklarla tekrar anlatmak, yakın zamanda yaşanan olayları tamamen unutmak, para hesabında veya ilaç kullanımında sık sık hata yapmak ve daha önce iyi bilinen bir yerde yolu karıştırmak yer alır.
Demans yalnızca hafızayı etkilemez. Kelime bulma, planlama, yön bulma gibi yeteneklerde azalma ve bazı durumlarda kişilik özelliklerinde değişiklikler de gözlenebilir.
Diğer Nedenleri de Göz Önüne Almak Gerekir
Uyku bozuklukları, depresyon, vitamin eksiklikleri, tiroid hastalıkları ve bazı ilaçlar da unutkanlığa neden olabilir. Bu nedenle giderek artan unutkanlıkların "yaşlılıktandır" denilerek göz ardı edilmesi yerine, nörolojik açıdan değerlendirilmesi önem taşır.
Değiştirilebilir Risk Faktörlerini Azaltmak Mümkün
Yaş ve genetik yatkınlık demans açısından önemli risk faktörleri arasında yer alır. Ancak son araştırmalar, yaşam boyunca üzerinde durulabilecek 14 değiştirilebilir risk faktörünün azaltılmasının demans vakalarının yaklaşık yüzde 45’inin önlenmesi veya geciktirilmesiyle ilişkili olduğunu göstermektedir.
Bu değiştirilebilir risk faktörleri:
- Düşük eğitim düzeyi
- İşitme kaybı
- Tedavi edilmemiş görme kaybı
- Yüksek LDL-kolesterol
- Hipertansiyon
- Diyabet
- Obezite
- Depresyon
- Sosyal izolasyon
- Travmatik beyin hasarı
- Fiziksel hareketsizlik
- Sigara kullanımı
- Aşırı alkol tüketimi
- Hava kirliliği
Yaş Grubuna Göre Alınabilecek Önlemler
40’lı yaşlarda: Tansiyon ve kolesterol takibi, haftada en az 150 dakika düzenli egzersiz ve işitme kaybının ihmal edilmemesi önem taşır.
50’li yaşlarda: Diyabet ve obezite kontrolü, Akdeniz tipi beslenme ile sosyal ve zihinsel olarak aktif kalmak faydalıdır.
60 yaş sonrasında: Sosyal izolasyondan kaçınmak, işitme ve görme kaybı varsa tedavisini yaptırmak, düzenli uyku ve stres yönetimine dikkat etmek koruyucu olabilir. Bulmaca veya hafıza oyunları tek başına yeterli değildir; fiziksel hareket, yeni şeyler öğrenme, sosyal ilişkiler ve damar sağlığının korunması birlikte düşünülmelidir.



