İş Dünyası

Maltepe’deki çökme sonrası binalar uyarısı: Tadilatlarda belediye denetimi şart

8 Eki 2026

Çökmeden sonra yapı güvenliğine vurgu

İstanbul Maltepe’de 7 katlı bir binanın üç katında meydana gelen çökme, yapı güvenliği konusunda yeni tartışmaları gündeme getirdi. Ülkü Sanat Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı ve İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, olayı değerlendirerek binaların güvenliğinde zemin etüdünün, mühendislik tekniklerine uygun yapımın ve sonradan gerçekleştirilen müdahalelerin önemine dikkat çekti.

Tadilatlarda belediye onayı şart

Dr. Bingöl, özellikle dükkanlar ve kiracı değişimlerinde yapılan tadilatlara yönelik uyarıda bulundu. Buna göre, dükkan el değiştirdiğinde veya kiracı değiştiğinde yapılacak tadilatlarda belediyenin onayı ve gözetiminin olup olmadığının sorgulanması gerekiyor. Uzman, şüpheli durumlarda mutlaka belediyeden denetim istenmesi gerektiğini, gerektiğinde savcılığa suç duyurusunda bulunulabileceğini belirtti.

Zemin etüdü ve yapı yüksekliğinin uygunluğu

Yapı güvenliğinin temelden başladığını vurgulayan Dr. Bingöl, binanın yüksekliğinin zemin koşullarıyla uyumlu olması gerektiğini ifade etti. Mühendislik tekniklerine göre yapılan bir binada, zemin etüdü ile başlanması, zemine uygunluğuna göre binanın tamamlanması ve yüksekliğinin bu zemine göre belirlenmesi gerekmektedir.

Kaçak kat eklenmesinin riskleri

Çöken binanın üst katlarının iskân verildikten sonra yapılmış ve kaçak olabileceğini düşünen Dr. Bingöl, bu durumda binanın yükünün arttığını ve ilk yapılan zemin etüdüne göre uygun olmadığını vurguladı. Kaçak kat eklenmesi, yapının orijinal tasarımını tehlikeye atarak çökme riskini artırabiliyor.

Yapım tarihi değil, teknik uygunluk önemli

Bir binanın yalnızca yapım tarihine bakılarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Dr. Bingöl, yapım tekniklerine uygunluğun ve düzenli bakımın büyük önem taşıdığını vurguladı. 1980’lerde yapılan bir bina eski görünebilir, ancak binaların ortalama ömrü 100 yıldır ve iyi bakım yapılırsa çok daha uzun yaşayabilir.

Mühendislik tekniklerine uygun olarak yapılan binalar, deprem koşullarında bile yıkılmayan dayanıklı yapılar olarak tasarlanmıştır. Ancak bu standartlar yerine getirilmezse, beklenmedik çökmeler yaşanabilir.

Sarsıntı olmadan meydana gelen çökmeler endişe verici

Dr. Bingöl, geçmişte depremler sırasında yaşanan bina yıkımlarını hatırlatarak, sarsıntı olmadan meydana gelen çökmelerinin yapı güvenliği açısından dikkatle ele alınması gerektiğini belirtti. Hiç bir sarsıntı yokken yıkılan bu binaların varlığı, yapı denetim ve uygulamalarda ciddi sorunların olduğunu gösteriyor.

Taşıyıcı sisteme yapılan müdahaleler risk oluşturuyor

Dükkanlar olarak kullanılan katlarda kolon ve kirişlere yapılan müdahalelerin taşıyıcı sistemi zayıflattığı ve yapı güvenliğini tehdit ettiği belirtildi. Özellikle ticari amaçlı renovasyonlarda, taşıyıcı elemanların kesilmesi veya değiştirilmesi, yapının statik dengesini bozabilir ve uzun vadede çökmeler yaşanabilir.

İlgili Haberler